Bodrum Belediyesi Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi

“UÇAN HOLLANDALI (HAYALET GEMİ) YA DA FIRTINALI DENİZDE ÖLÜMÜN DİŞİ SENDROMU”

Erkan ŞimşekTurgutreis Belediyesi Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi Ocak ayı konferanslar serisinin ikincisini müzikoloji ve felsefi konularında uzman Erkan Şimşek’in “Uçan Hollandalı (Hayalet Gemi) ya da Fırtınalı Denizde Ölümün Dişi Sendromu” adlı konferansıyla gerçekleştirdi.

Librettosu ve müziği Richard Wagner tarafından yazılmış Uçan Hollandalı (Hayalet Gemi) operası, opera sanatını kökten bir değişime yönelten bestecinin dördüncü operasıdır.

Katılımın oldukça fazla olduğu konferansta, Uçan Hollandalı operasının müziği ile birlikte başladığı konuşmasındaErkan Şimşek  “Uçan Hollandalı operası tam 2,5 saat sürmüştür, uvertürü operalardan önce operada geçen temaların bir özeti mahiyetindedir. Hayalet gemi öteki dünyaya ait bir yapı, iki ölüm arasında bir yapılandırması var. Wagner’in operasında daha çok Senta aryası üzerine yoğunlaşmıştır. Senta bir kadındır. Wagner romantik dönem insanıdır. Romantizmden ziyade coşku ve ihtirası ele almıştır. Senta aryası operanın özeti gibidir.

Lanetli gemi Uçan Hollandalı üzerine anlatılan pek çok efsane var. 15.ve 16. yy lar da Afrika ‘da Ümit burnunu aşmaya çalışıyorlar.  Ümit Burnunu aşmak o zamanın teknolojisi ile bir mesele. Ümit Burnunu da öyle bir yer ki sığ denizlerin derin sularla karıştığı çok hareket olan, çok fırtınalar olan sayısız gemi ve batıklarının olduğu bir yer. Şeytanın oturduğu yer gibi de söylüyorlar. Dolayısıyla çok büyük bir gizem taşıyor. Fakat burada Uçan Hollandalı burayı aşmak için azmediyor ve şeytanlayâda başka bir versiyonda deniz tanrıçası Tetisle âşık atıyor. Büyük cesaret ve hışımla sen beni durduramazsın ben burayı geçeceğim,geçemezsem ölünceye kadar senin esirinim olacağım diyor.  Gemi ne yazık ki parçalanıyor yok oluyor. Şeytan Tetis ona bir fırsat tanıyor. Seni tekrar dünyaya götüreceğim ama diyor sonsuz denizlerde ölüme değin dolaşacaksın. Sadece 7 yılda bir karaya çıkma fırsatın var o yedi yılda bir karaya çıkacaksın. Ve burada yedi gün içinde bir sevgili, bireş, sana sadık bir kadın bulabilirsen sana tekrar yaşama dönme şansı tanıyorum demiş. Şeytana göre çünkü sadık kadın yoktur.

Wagner’in eserlerinde deniz, dalgalar, coşku, kadın vardır hepsi deniz sürprizidir. Karada her şeyehâkim olabilirsiniz ama denizde bu mümkün değildir. Deniz dişi olarak kabul edilir. Dişi korkutucudur aynı zamanda realitenin kendisidir. Erkek sanki ilavedir. Erkekte düşünce var, kadında duygu coşku ve duygunun ötesi vardır. Ne olacağı belli olmayan bir yapı vardır. Wagner’de kadın kaygan bir zemin oluşturuyor. Wagner’inoperası diğerleri gibi değil. Diğer operalarda eğleniyoruz. Fakat Wagner’in operası farklıdır. Wagner aslında senfoni yazıyor. Yani orkestra için bir eser yazıyor. Genç Wagner tiyatrocudur.Kadının hareketleri aryada daha çok önem kazanır” dedi.

Uçan Hollandalı hakkında merak edilenleri, isminin nereden geldiğini, operanın özelliklerini, kullandığı sesleri, karakterlerinözelliklerinin anlatıldığı konferansta Denizcilerin aryasını olarak ta bilinen “ Norvegıan Saılors” operasında dinletilerek katılımcılara eğlenceli dakikalar yaşattı.

Katılımcıların düşünceleri ve sorularıyla süren konferans sonunda Turgutreis Belediye Meclis üyesi Tarık Eray Çakır, Alev Tekoğul ve Erkan Şimşek’e plaketini vererek konferans noktalandı.